Yeterince gözlemlersek aradığımızı bir taşta bile bulabiliriz.
Şefkat sevgi ve kalp tüm canlılar için ihtiyaçtır.
Nasıl ki Güneş canlılığın devamı için şarttır, sevgi de öyle.
Bizi,
İyi işlenmiş mermer bir Yunan heykelinden ayıran kimliğimiz değil midir?
Kimliğimiz kalptir, Güneş’tir.
Katı ve donuk bir kimlik nasıl şefkat eksikliğiyle yaşıyorsa,
Sıcak ve geniş bir kalp de o denli hafiflik ve bütünlükle yaşar.
Bir arkadaşımla orta okuldayken cevapsız sorular üzerine konuşuyorduk.
Bazen bir haftada bir cümle çıkıyor, bazen günlerce yalnızca selamlaşarak günü kapatıyorduk.
“İmkansız diye bir şey yoktur.” Demiştim en son.
Soru sırası ondaydı.
“Evreni yutabilir misin?”
Kaç yıl geçti bilmem,
Üzerine düşündüğüm kaç zaman,
Kaç anı,
Kaç yaşam?
Cevabımı buldum bu heykelin kollarında.
Gerçekten?
Sevgiler?





