Sırrı Us

Didem Merve Zamanoğlu

Yağ Satarım Bal Satarım

Anadolu’da oynanan çok eski çocuk oyunlarından biridir. Sözleri tekrarlamadan önce çocuk grubundan biri ebe seçilir. Ebenin elinde bir mendil olur ve çember şeklinde oturan çocukların arkasında hoplayarak daireyi döner. Elindeki mendili arkası dönük çocuklardan birinin oturduğu yere bırakır. Tekerlemeli sözler bitene kadar kimse yerinden kıpırdamaz ve alkış temposuyla melodili sözleri tekrar etmeye devam ederler. Sözler bitince ebenin bıraktığı mendili alan çocuk, oturduğu yerden kalkar ve mendil elinde koşarak halkanın dışında tur atan ebeyi yakalamaya çalışır. Tur esnasında ebenin amacı, halkada boşalan yere oturmak ve ebeliğini sonlandırmaktır. Ebe yakalanmadan oturursa yeni ebe ayakta kalan çocuk olur. Eğer ebe yakalanırsa çocuk yerine geri oturur ve oyun tekrar eder.
Gelelim yorumlarına… Bakalım bu oyun alt anlamlarında neler anlatıyor:

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki; Oyunların pek çoğunda çember olmak gibi bir dürtü vardır. Çember çokluğun birliğini temsil eder. Anadolu halklarının halay gibi yöresel oyunlarında da çember, spiral gibi şekiller takip edilerek bedenler ellerden birleştirilir.

Bu sembolik temelde öze dönüş ve birliğin gücünü temsil eder. Ortak amaçlar için birliğin ritim ve melodiyle içe dönüşüdür. Herkes birbirinin ön yüzünü, ifadesini görebilecek açıdadır.

Oyunda hareketleri her zaman görülemeyen kişi ebedir. Ebe gizemli ve ritimli bir şekilde halkanın etrafında dans ederek dönmektedir. Her bir çocuk bu hareketleri ancak, ebenin, karşısındaki çocuğun arkasından geçişi sırasında tam karşısında görebilmektedir. Oturan her bir çocuğun gözü, ebeyi dönüşü sırasında takip eder. Bu, Dünya’nın etrafını dönen Ay’ın hareketiyle aynı yapıdır. Burada Ay fazlarını net şekilde incelemek mümkündür. Basitçe, ebe karşıdayken Dolunay, ebe tam arkasındayken karanlık Yeniay evresidir. Gökyüzünün ve olguların tezahürü her yerdedir.

Bu nedenle yerde oturan çocuğun konumu ve ebeyle olan ilişkilenmesi önemlidir. Ebe kimin arkasına mendili düşürürse, oyunun cezalısı odur. Onun rahatı kaçar ve yerini yeniden almak isteyen ebenin peşinden koşar. Terk ettiği hayali koltuğunu korumaya çalışmaktadır. Muazzam bir sembolikle, bilinç dışından çocuk oyununa yansıyan bu masum eğlencede suçlu yoktur. Herkes eşit, denk, aktif katılımcıdır.

Yine de sözler şöyle der:

Yağ satarım, bal satarım
Ustam ölmüş, ben satarım

Ustamın kürkü sarıdır
Satsam 15 liradır

Zam-bak Zum-bak
Dön arkana iyi bak

didem

didem

Cevap bırakın

Hakkımızda

Hakkımda bahsedilecek pek çok şey var aslında. Her insan gibi benim de upuzun bir hikayem olabilir. Belki de biraz edebiyatla birkaç cilt… Bir Temmuz günü Van’da doğmamla başlıyor bu gösteri.

Son Gönderiler

Bizi Takip Edin.

Reklamlar

Abone olun