Sıradaki oyunumuz çocukken en sevdiklerimdendir. Bilmeyenler veya hatırlamak isteyenler için oyunu önce bir anlatayım.
İki çocuk karşılıklı durup el ele tutuşurlar. Diğer çocuklar sırayla ellerini kaldırarak köprü gibi tutan çocukların arasından geçerler. İlk geçen çocuk, sağa doğru dönerek koşar ve sıranın sonuna eklenir.
Çocuklar bu şekilde melodi ve sözler eşliğinde iki “ebe”li oyunu devam ettirirken, sıradakilerin dürtüsel olarak çember çizdiği görülür. Çember sözlerin sonuna kadar devam eder.
Ve sözler şöyle der:
Aç kapıyı bezirgân başı, bezirgân başı!
Kapı hakkı ne verirsin?
Ne alırsın?
Arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun.
Bir sıçan,
İki sıçan,
Üçüncüsünde kapan.
Kollar son satır söylenirken geçen çocuğu içine alır. Çocuk kapana yakalanır ve oyundan çıkarak beklemeye başlar.
Sözler aslında herkes tarafından aynı anda söylense de diyalog şeklindedir. Kapı bekçileri ile kapıdan geçmeye çalışanlar arasındadır.
Oyuncular hangi kapıdan geçmektedir?
Bekçiler kimdir? Çevinimleriyle zamanın efendileri? Sorgu melekleri?
Ve oyuncular “Aç kapıyı bezirgân başı!” dediklerinde kapı temsili açılır ve oyuncu geçer. Sıra bellidir ya, yine de vakti gelen kapıdan geçer. Öyleyse geçen sıranın sonuna neden yeniden eklenir? Bu neyin döngüsüdür?
Bekçi yanıtlar: “Kapı hakkı ne verirsin?”
Oyunda obje yoktur ki! Ne bir mendil ne bir ip ne de top!
Sorulur: “Ne alırsın?”
Bekçiler yanıtlarken, birinci ve ikinci çocuk durumu kotarmanın heyecanıyla sıranın sonuna dönerek koşar. Üçüncü çocuk ise yakalanacağını anlayarak ilk ikinin geçişini izler.
Kapıdan geçemez ve bezirgânbaşıları tarafından kapanda kalan oyuncuya, oyun başında iki bekçi tarafından kendi aralarında anlaşarak seçtikleri kapı şifreleri fısıltıyla sorulur. Çoğunlukla günlük hayattan kelimeler birbirini karşılayacak nitelikte seçilir. Örneğin “kavun-karpuz”.
Oyuncuya sorulduğunda da seçtiği sözcük hangi bekçinin şifresiyse onun tarafında sırada bekler. Arkasında…
Bilinç altında bu yapı çok belirgin bir şekilde reenkarnasyon döngüsüdür. Kapıdan geçen yeni doğuşuna hazırlanırken, kapıdan geçemeyen diğerlerinin kapıldığı döngünün aksine, seçtiği alanda beklemektedir. Sözcükleri bilmiyor ama diyebilirsiniz. Şuur dışından bilinçli seçimdir bu.
Geçiş hakkını alamayanlar Satürn’le yeni döngüye katılırken, alan oyuncu seçim tarafında bekler. Tekerleme, hiç oyuncu kalmayana kadar, aynı sözlerle devam eder.
Ve talih, yeni döngüde yeni bir oyuncuya güler.
TDK sözcükleri şöyle anlamdırır.
Bezirganbaşı: Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent vb. eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kimse.
Yadigâr: Bir kimseyi, bir olayı hatırlatan nesne veya kişi, andaç.
Kapı: Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.





